cokbiliriz.biz » Blog Archive » Nerde o eski bayramlar.

Nerde o eski bayramlar.

Bu yazıyı 2004 yılında bir bayram günü hayatım çok daha değişik iken yazmıştım. O yıldan bu yana da bayram tebriği olarak eşime dostuma gönderiyorum. Hepinizin bayramı kutlu olsun!

———————————————————

foil_wrapped_hard_fruit_candy.jpgSabah 5′te babamın hapşırığı ile uyandım. Hep böyledir babam. Sabahları kalktığı zaman bir kaç kere hapşırır. PeÅŸine kallavi bir osuruk sesi gelir. Evin kalk borusu gibidir adeta o osuruk sesi. Çarçabuk fırladım yataktan. Hayatta kimseyi beklediÄŸi görülmemiÅŸtir babamın. Kendisi hazır olunca hemen yola koyulur. Bir yere gidileceÄŸi zaman hışmına uÄŸramamak için ondan önce hazır olmak zorundasınızdır. Kaç kere Çiftlik Caddesinde peÅŸinden koÅŸturduÄŸumu hatırlıyorum. Hala birlikte dışarı çıkacakları zaman annemi beklemezdi ama annem gozundeki katarakt dolayısıyla biraz az görüyor ya ÅŸu aralar, sadece onu bekliyormuÅŸ artık.

Buz gibi havada abdest aldım, aÅŸağı inip arabayı çalıştırdım, indi biraz sonra. “Kalkmış mıdır abin?” dedi. Kalkmıştır elbet. Tez canlı olduÄŸu kadar sert adamdır da babam. Kimse kızdırmaya kolay kolay cesaret edemez. Aradım telefonla “geliyoruz” diye. Abimin evinin önüne gittiÄŸimizde abim tüttürdüğü sigarayı attı hemen. Sert adamdır dedim ya, bırakın 30 yaşındaki “tıfıl” beni, 45 yaşındaki aÄŸabeyim bile yanında sigara içemez babamın.

Camiye vardık, babamın tayfası orada. Her zaman bayram namazına gidilen caminin avlusunda “vay amerikalı!” “oo bizim hansa bak be eÅŸÅŸek kadar adam olmuÅŸ” nidaları kopuyor. Enseme ÅŸaplak yiyorum. Babamın arkadaÅŸları eskiden beri ÅŸarışınlığımdan dolayı “hans” ve “amerikalı” diye çağırıyorlar beni. Adamların takma isimleri de ilginç. Fetbaz Yusuf, Kartopu Cavit, Kambur Selahattin, Çakal Mustafa, Terso Zeki, Pala Mustafa, Pipoli Ali.

Muhabbet gırla gidiyor. “Namaz baÅŸlayacak içeri girmek lazım” diyor gruptan birisi. Bütün tayfa çoluÄŸu cocuÄŸuyla birlikte iki sıra safı oluÅŸturuyor. Namaz baÅŸlayacak ama bizimkilerin susacağı yok. İmam en sonunda kızıyor, paylıyor bizimkileri. “Bayramda dargınlık olmaz namazdan sonra bayramlaÅŸalım ama” diyor bir yandan. Namazdan sonra 60 yaşında adamlar imamdan özür diliyorlar. Gülemiyorum bile.

Babamla da bayramlaşıyoruz. elini öpülmesi için uzatmaz hiç, biraz naza çeker kendisini.

Eve girince burnuma haşlama kokusu geliyor. Annem bizi yolcu ettikten sonra bayramları evin olmazsa olmazı haşlamayı yapmaya koyulmuş bile. Yanına nohutlu pilav. Koca koca tencerelerde pişiyor. 15 kişilik çekirdek aile bayramın ilk günü öğle yemeğini başka bir şekilde yemeyi düşünmez bile. Saat 12 den sonra evin içinde o 15 kişilik çekirdek aile doluşuyor. Yakın akrabaları sayarsak aynı anda evde 32 kişi saydığımı biliyorum. Annemin baklavası, böreği en çok da haşlaması ile pilavı meşhurdur. Gelen yemeden gitmiyor.

Erken kalktığımdan mıdır, yemeğin ağırlığından mıdır hep öğleden sonraları bir uyku tutuyor bayramları. Gelen giden çok olduğundan uyuyamıyorsunuz da. Her akraba da gurbetteki işi gücü soruyor. Ne zaman geldin ne zaman döneceksin sorularını otomatiğe bağlayıp cevaplıyorum bir süre sonra.

Bu bayram gidemedim baba evine. Her ÅŸey o kadar eksik geliyor ki insana. Rutini ezberlemissin bir kere telefon açtığında telefonun öbür ucundan gürültü geliyor. “15 kilo kuzu aldım ulan bu sefer” diye homurdanıyor babam, haÅŸlamanın ne güzel olduÄŸundan dem vuruyor. Herkesle telefonda bayramlaşıyorum.

Nerde o eski bayramlar lafı insana en çok zamana değil mekana isyanı sırasında daha bir beter vuruyor. Alışılmış her şey gözünün önüne geliyor insanın, ister istemez bir tuhaf oluyor gözleri yaşarıyor 30 yaşındaki adamın bile.

—————————————

2007 eklemesi: Şimdi anlıyorum ki sadece mekana değil bayram özlemi. En çok yıllarca güle oynaya birlikte kutladığınız aile bireylerinden birisini kaybedince daha da artıyormuş hatta. Sevdiklerinizle birlikte kutlayabildiğiniz bayramların değerini iyi bilin. Birisi eksilince o bayram coşkusundan kocaman bir parça yok oluyor zira.



3 Yorum

burak be babamın evini hatırlattın bana,burnumun direÄŸi sızladı…keÅŸke cocuk olup o günlere dönebilsem,biz çocuklar artatarak baba evlerine geri dönsekte,o günlerin tadı bambaÅŸkaymış.istanbul’u sevmeme sebeplerimden biri daha iÅŸte,kocaman buruk özlem………

nilgün kefeli
October 11th, 2007 7:46 pm tarihinde yazılmış

Allah’tan hep güleryüzlü, hep mutlu, hep tatlı bir tebessümle anılan bayramlar geçirmenizi diliyorum.

memo
October 11th, 2007 7:58 pm tarihinde yazılmış

Tesekkür ederim. 16 sene oldu o bayramlardan kopali. Senede 2 kez sabahin köründe hayalimde yasayabiliyorum artik.

Selam ve Saglicakla kalin.
Abin:
SERVET

Servet (Büyük Abin)
June 17th, 2008 4:43 am tarihinde yazılmış

Yorum Bırakın

Ad (required)

E-posta (gösterilmeyecek) (required)

Web sitesi

Yorumunuz