cokbiliriz.biz » Blog Archive » Uçak Sayıklamaları

Uçak Sayıklamaları

havalimani.jpg


*Sabahın köründe kalkıyorum. İş seyahatleri geriyor insanı. İstesen de uyuyamazsın.

*TEM ile havaalanı maceralarım genelde kötü geçer. Uçağı kaçırırım. Taksi söförü sabahın 7,30 unda “-abi temden gidelim mi? E5 ÅŸimdi sıkışmaya baÅŸlar. 5 YTL farkediyor” dediÄŸinda tüylerim diken diken. “Gidelim” diyorum yine de.

*Vaktinde havaalanındayım. Önümdeki teyzeler güvenlik kontrolünden geçerken ürkek ceylanlar gibiler. Birisi inatla dedektörden geçmiyor. Geçememesi beni sinirlendiriyor. Acele etmem lazım. Çünkü iç hatlarda uçarken acil çıkış kapısından biniş kartımı alırsam koltuğa sığıyorum. Başka türlü çok zor. Nihayet teyze geçiyor. Kemerimi çıkartıp paltom ve tek bir çantamla birlikte atıyorum x ray cihazına. Bagajsız yolcu olmak güzel şey. Çünkü akşam geri döneceğim (uçağı kaçırmazsam). İnsanın kıçı kalkıyor modern seyyah havasına.

*”Exit ne yazık ki dolu B bey.” Ben de bu hayattan “Exit ” arıyorum bazen ama o da dolu oluyor nedense hep.

*Hemen güvenlik kontrolünden geçmek lazım. Bu seferki daha ciddi . Milletin ayakkabısını bile çıkarttırıyorlar. Bomba ihbarı mı var acaba? İnsan uçakta patlarsa acılı bir ölüm mü olur? Uçak düştüğünde benim de boynum mu kırılır? “Exit” biniÅŸ alsaydım kapıyı açabilir miydim? Neyse.

*Daha kalkışa var. Deli gibi iç hatlar uçtuÄŸum için aldığım banka kartının nimetlerinden faydalanıp bilmemne “Lounge” a geçiyorum. Bir sürü takım elbiseli açık büfeyi yaÄŸmalıyor. İki sandviç kemirip gazetelere bir göz gezdiriyorum.Bütün uçuÅŸlar sis yüzünden rötarlı. Benimkinde rötar yok. Kapıya gidiyorum.

*Kapıya gitmemle 1 saat rötarı basıyorlar . Dön bakalım geri bilmemne “Lounge” a. Biraz internet. Canım kahve istiyor velakin yasak. Hala tedavim devam ediyor. İnternetten sıkılıp bilgisayarımı kapatıyorum. Gazete okur gibi yapıp milleti kesiyorum. Bilmemne “Lounge” da olduÄŸumuzdan kelli herkes pek önemli insan havalarında.

*UçaÄŸa biniÅŸ. Yanımdaki lavuk en son geliyor. Oturur oturmaz uyuklamaya baÅŸlıyor. Bacaklarını da hayvan gibi açıyor. Uyurken titriyor hatta herif. Kalkışta mı düşmesi daha iyidir acaba yoksa iniÅŸte mi uçağın? Acil çıkış kapısında oturan hatunu kesiyorum hayatta açamaz kapıyı bu kadın. Hostese “benim çantamı yetiÅŸtirmeye çalışıyorlardı ne yapabiliriz?” diye dangalakça bir soru soruyor üstelik. Uçak düşerse kendisini tutup kenara fırlatıp acil çıkışı açmam gerekecek. Tabi ölmezsem.

*Antalya’ya varış. İstanbulun sisli puslu soÄŸuk havasının aksine güneÅŸli pırıl pırıl hava. Önemli insan siyah camlı minibüsü göndermiÅŸler deri koltuklu. Kıçım kalkıyor hafiften.

* Toplantıya girer girmez sorular ve istekler baÅŸlıyor. Ulan yetiÅŸemiyorum kafamda. 7-8 saat boyunca sordukça soruyorlar. Cevaplamaya çalışıyorum . Bazısına “Bilmiyorum” diyince afallıyor karşımdakiler. Ne biçim danışman bu adam? “Her ÅŸeyi bilemem ama biraz baktıktan sonra söyleyebilirim” diyorum. Ayıplıyorlar sanki beni.

* Tekrar havaalanı. Tekrar kontroller. Kemeri çıkar tak. Porno film oyuncusu gibi tokasından tutup şırak diye çıkartabiliyorum kemerimi. Deneyimli bir uçak yolcusuyum. Bana exit vermeyen pişman olur!

*Bu seferki uçak şirketi daha dandik. Koltuk arası daha dar. Ama yanımdaki koltuk boş. Uyuklayan lavuk eziyeti çekmiyorum hiç değilse. Kitabı okurken önümdeki bayan koltuğunu yatırıp göğsüme dayıyor. 1 saatlik uçuşta ne kadar uyuyup dinlenebilir ki bir insan? Bu sefer de kalkışta veya inişte düşmüyoruz. Zaten acil çıkıştan oldukça uzaktayım. Çıkamadan nalları dikerim kesin.

*İniyoruz. Uçak yolculuğunda bir kitaba sıfırdan başlayıp sabah ve akşam 220 sayfa okumuşum. Hiç değilse kitap okudum, Toplantılar da fena geçmedi.

*Taksi mi havaş mı? Yoksa metro mu? Havaşın kalkışına 20 dk varmış. Onu geç. Metroya bineyim en iyisi. Deli gibi yürünüyormuş metro istasyonuna kadar. Merkezefendi, höpbitipaşa gibi yerlerden geçiyor metro. 16 senedir bu şehirdeyim ilk defa duyuyorum adlarını.

*Taksi yolculuğunun ardından ev. Eve girince akıllanıyor insan. Artık o önemli insan değilsin. Bilmemne lounge in yerine bildiğin evin salonu. Kendi sandviçimi kendim yapıyorum. Bilmemne lounge indakilerden kat kat güzel.



1 Yorum

“Kendi sandviçimi kendim yapıyorum” dokundurmanı kınıyorum.
Kaynanası kılıklı, hemen siberalemde çekiÅŸtir öz karını…

Magissa
February 6th, 2008 4:04 pm tarihinde yazılmış

Yorum Bırakın

Ad (required)

E-posta (gösterilmeyecek) (required)

Web sitesi

Yorumunuz