cokbiliriz.biz » Blog Archive » Bir daha çal Mark

Bir daha çal Mark

Küçüğüm. Hem de daha çok küçük. Okuma yazmayı bilmiyorum daha diyeyim siz anlayın. Elektroniğe ve müziğe çok meraklı büyük ağabeyim bir gün bir sürü elektrikli alet ve pikap getiriyor eve. Daha sonra onlarla bir müzik dükkanı açacak. Önce o aletlerin ışıklarında kendimden geçiyorum.

O yassı siyah ÅŸeylerin bir yere konulup üstüne bir kol bırakılması ile çıkan müziÄŸe aşık oluyorum. Bir gün erkenden kalkıp ilk plak çalma denememi gerçekleÅŸtiriyorum. Evet, ilk ırzına geçtiÄŸim plak bu aynı zamanda. AÄŸabeyimden saÄŸlam bir azar iÅŸitiyorum. Aletlere el sürmem yasak. “İstediÄŸini getir ben çalayım sana” diyor. Mavi bir plak seçiyorum. Üstünde çok güzel bir zarf var. Maviyi hep çok sevmiÅŸimdir.

“Ooooo” diyor aÄŸabeyim. “Aferin. Güzeldir bak bu.” Çıkan sesler çok hoÅŸuma gidiyor. Sonradan adının “Lady Writer” olduÄŸunu öğreneceÄŸim ÅŸarkıya hasta oluyorum. Defalarca çaldırıyorum o plağı.

Yıllar geçtikce bütün albümleri teker teker ezberliyorum. Lisede herkes Guns and roses ve Metallica dinlerken ben kendi çektiğim Dire straits karışıklarını dinliyorum. Alchemy deki Sultans of Swing solosu basket maçlarına çıkmadan önceki heyecanımı kesmek için en çok dinlediğim şey oluyor.

On Every Street kendi müzik dükkanımız olmasına rağmen istanbul daki 15 tatilde parasını verip aldığım ilk cd lerden biri. Hala arada sevip okşuyorum kendisini. Bir bira ile dinlemeyi en sevdiğim şey Dire Straits oluyor hayatımda. Hiç bir zaman vazgeçemiyorum.

Aradan yıllar geçiyor. Bütün diskografi bilgisayarımda. Knopfler’ın Türkiye’ye geleceÄŸini duyunca ilk iÅŸim biletimi almak oluyor. Setlistini de bulup buluÅŸturup günlerce dinliyorum. Elemanlarımdan birisi “Abi ÅŸu konserden sonra bir ay dinlemesek bunları” diyor.

Beklenen gün geldi. Biraları Dire Straitssiz içip konsere giriyorum. Boğazda yapış yapış terliyim. Country e kayan solo kariyer şarkılarından hazzetmesem de hayatımda en çok yapmak istediğim şeylerden bir tanesi gerçekleşiyor. Sultans of Swing solosu atılırken gözlerimi kapatıp kendi kendime gülümsüyorum. Hayatımın bundan sonraki evresinde biraz heyecan duymam icin bana kırmızı gitarı ile gaz veriyor sahnedeki yaşlı adam sanki. Belki o kadar kötü değildir her şey?



Yorum Bırakın

Ad (required)

E-posta (gösterilmeyecek) (required)

Web sitesi

Yorumunuz